Avrupa’daki havalimanları, Hürmüz Boğazı’ndan gelen yakıt akışının üç hafta içinde geri dönmemesi durumunda ciddi bir jet yakıtı krizi ile karşı karşıya kalabilir. Sektör yetkilileri, özellikle önümüzdeki yaz aylarında yaşanacak yoğun turizm döneminin havayolu planlarını tehlikeye atabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Hakan Kaplan’ın aktardığına göre, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı çatışmanın etkileri, ateşkese rağmen sürmekte ve Avrupa genelindeki havalimanları jet yakıtı sıkıntısıyla mücadele etmek zorunda kalıyor. Hürmüz Boğazı’nın üç hafta içinde tam anlamıyla açılmaması durumunda, sistematik bir jet yakıtı kıtlığı yaşanacağı ifade ediliyor.
Financial Times ve Corriere della Sera’nın Cuma günü yayımladığı haberlere göre, Airports Council International Europe (ACI Europe), jet yakıtı rezervlerinin hızla azaldığı ve askeri faaliyetlerin tedarik üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğu konusunda uyarıda bulundu. AB Komisyonu üyelerine gönderilen bir mektupta, ACI Europe Genel Direktörü Olivier Jankovec, mevcut durumun daha kritik bir hal aldığını belirtti. Jankovec, yaz dönemindeki yoğun turizm sezonunun havayolu programlarını tehdit ettiğine dikkat çekti.
Hürmüz Boğazı’nın dünya jet yakıtı arzının yaklaşık %40’ını sağladığı belirtiliyor. Corriere della Sera, Avrupa’nın bazı ülkelerinin stratejik parafin rezervlerinin sadece sekiz ila on gün yetecek seviyede olduğunu, bu sürenin ardından karne uygulamasına geçilmesinin gerekebileceğini vurguladı. İtalya’daki bazı havalimanlarının tedarik zincirindeki aksaklıklar nedeniyle acil önlemler almaya başladığı ifade ediliyor.
ABD-İran arasındaki ateşkesin yürürlüğe girmesine rağmen, jet yakıtı fiyatlarında henüz bir düşüş yaşanmadı. Hürmüz Boğazı’ndaki trafik sıkışıklığı devam ederken, Basra Körfezi’nde yaklaşık 170 milyon varil petrolün beklediği bildirildi. Jet yakıtı fiyatı, son günlerde ton başına yaklaşık 1,573 dolara çıkarak, çatışma öncesi seviyelerin iki katını aşmış durumda. Bu durumun, Avrupa ekonomisi üzerinde ciddi bir yük oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Olivier Jankovec, Corriere della Sera’ya yazdığı mektupta, jet yakıtı kıtlığının sonuçlarının Avrupa ekonomisine büyük zarar vereceğini ve artan petrol fiyatlarının makroekonomik etkilerini ağırlaştıracağını belirtti. ACI Europe, Avrupa Komisyonu’ndan havacılık yakıtı için AB genelinde ortak satın alma seçeneği de dahil olmak üzere acil önlemleri değerlendirmesini istedi. Ayrıca, rafinerilere, jet yakıtı üretimini diğer ürünlere karşı koruyacak hedefli yükümlülükler getirilmesi önerildi. Artan maliyetler, havayolu şirketlerini seferlerini azaltmaya zorlayarak birçok üye ülke ekonomisinin temelini oluşturan turizm sektörüne zarar verebilir.
Fransa, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasından etkilenen çiftçilere yakıt desteği sağlamak amacıyla 20 milyon euroluk ek bir destek paketi açıkladı. Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu, Orta Doğu’daki savaşın Fransız çiftçileri doğrudan etkilediğini belirterek, artan akaryakıt ve gübre fiyatlarının bazı çiftlikleri zor durumda bıraktığını ifade etti. Lecornu, bu ek bütçenin tarım sektöründeki en hassas kesimlere yönelik olduğunu ve çiftçilerin sosyal güvenlik primleri ödemelerinin istisnai olarak devlet tarafından karşılanacağını kaydetti.