Geceye Yenilmeyenler

Haber

Yılbaşı gecesi diye bir şey var.

Kalabalığı bol, sesi yüksek, anlamı acele.

Herkesin bir şeylere girmesi gerektiği söyleniyor; yeni yıla, yeni dileklere, yeni umutlara. Oysa bazıları girmiyor. Girmez. Girme ihtiyacı da duymaz.

Takvim değişiyor elbette, ona bir itiraz yok. Ama her değişene eşlik etme mecburiyeti diye bir şey de yok. Kutlamamak bir eksiklik değil; katılmamak, bazen en bilinçli tercihlerden biri.
Gürültüden uzak durmak mesela. Kalabalığın coşkusuna mesafe koymak. “10’ dan geriye saymamak” dikte ettirilmek istenen karşısında sessizce durmak.

Havai fişekler patlarken uyuyan biri, kaçırmış sayılmaz aslında. Sadece başka bir yerden bakıyordur hayata. Coşkudan değil, sükûnetten yana. Yeni yılı alkışla değil, düzenle karşılar. Sessizlikle, alışkanlıkla, devamlılıkla…

Herkesin bir şey kutladığı bu gecede, kutlamamayı seçmek de bir tercihtir. Az rastlanır, çok anlaşılmaz belki. Ama vardır. Ve bazen en yüksek ses, hiçbir şey söylememektir.

Takvim değişiyor, evet. Ama her değişim kutlama istemiyor. Kutlanmaya teşvik edilen bizden de değil üstelik. Tarihin hafızasını hafife almamak gerek. Tarihin kimliğini unutmamak gerektiği gibi…

Her gece şenlik değil, her başlangıç alkışa muhtaç da değil. Sıradan saymayabiliriz yeni bir yıla girişi eyvallah, yeniliklere merhaba demek de niyettendir. Fakat abartma sanatını yanlış gecelerde kullanmak da israf olsa gerek…

Bizim takvimimizde gün, akşamla başlar. Sessizlikle.

Gecenin edebi vardır; gürültüsü değil.

O yüzden yılın bir gecesini diğerlerinden ayırıp eğlenceye dönüştürmek, her kalbe aynı şekilde düşmez.

Bazıları için bu gece, ne günahın ne sevabın çoğaldığı bir eşiktir. Sadece bir gecedir.
Ve bazen uyku, en temiz itirazdır.

Yılbaşı kutlamamak bir yoksunluk değildir. Aksine, ölçüdür. Takvimin değişmesine eşlik etmeme iradesidir. “Herkes yapıyor” cümlesine karşı, “ben başka türlü inanıyorum” demenin sessiz hâlidir.

Biz zamanı kutlamayız; zamana emanet olduğumuzu biliriz. Yıllar geçer, ama hesap artar. Eğlenceyle değil, farkındalıkla karşılanır zaman. Bir geceyi büyütüp, ömrü küçültmeyiz.

Yılbaşı gecesi inadına uyuyanlar vardır. O gece erken yatmak, kaçmak değildir. Bilerek geri çekilmektir. Gürültüden değil, anlamdan yana durmaktır. Eğlenceye karşı değil, gürültüye mesafelidir. Neşeyi küçümsemez, ama dayatılmasını sevmez. Erken yatar; çünkü sabahı ciddiye alır. Çünkü hayat, sadece takvim değişirken değil, her gün devam eder.

Yeni yıla değil; yeni güne uyanmaktır niyet.

Güzelliklere, berekete uyanmanın adıdır yılbaşı gecesi uykunun manası…

Herkes bir şey kutlar belki.

Bazıları da şükre devam eder.

Sessizce.

Abartmadan.

Takvimi değil, emri ciddiye alarak.

The post Geceye Yenilmeyenler first appeared on İnsaniyet.

Scroll top